İçeriğe geç

Ben kimim ?

Başlıkta belirtildiği üzere en derinlere inip bu yazıda kendimi anlatacağım.

Çocukluğum

Aslen Giresunluyum. Fakat doğup büyüdüğüm şehir Tekirdağ/Şarköy ‘dür, bundan dolayı insanlar sorduğunda Şarköylüyüm demeyi tercih ediyorum. Çocukluğumdan beri teknolojiye, bilime çok meraklıyım. Çok küçük yaşlarda ailem doktor olmamı istiyordu. Ben de bunun etkisinde kalarak evdeki çamaşır suları , sıvı sabun vb. sıvıları karıştırarak kendi ilaçlarımı icat ediyordum. 1. sınıfın başlarında çok başarısız bir gençtim. O kadar başarısızdım ki okuma yazmayı öğrenirken zorlanıyordum. Resim dersinde defteri sadece karalamayı biliyordum. Çubuk adam bile çizemiyordum. Sanırım ilk ağacımı 3. veya 4. sınıfta çizmiştim. Bundan dolayı öğretmenlerim beni aileme şikayet ediyorlardı. 1. sınıfın ilk 2 ayını geride bırakmışken bir kaza geçirdim ve kaza sonucu yürüyebilme yetimi kaybettiğim için okulu bırakmak zorunda kaldım. Ailem,  ağabeyim ve ablamın istekleri doğrultusunda 2. el bir bilgisayar aldı. Bilgisayar 2000’lerin başından kalma DVD okuyucusu bile olmayan 512 megabayt RAM’e sahip eski bir bilgisayardı. Ailem evde olmadığı zamanlar kırık dizim ile sürüklenerek bilgisayar başına geçer, bilgisayarı kurcalardım. Okuma ve yazmanın büyük bir kısmını evimde bilgisayar başında öğrendim. Çevremdeki birçok insan, akrabalarım ve birçok kişi benim hakkımda okulu bitiremeyeceğimi , başarısız olacağımı; tabiri caizse adam olamayacağımı söylüyorlardı. Dizim iyileştikten sonra okula tekrar başladım. Bu sürede bilgisayarda yeni oyunlar keşfetmiştim. Cheat Engine ile oyunda hileler yapmayı öğrenmiştim. Daha sonradan hacking forumlarına üye olarak sabah akşam sürekli insanlar tarafından paylaşılan yazıları okuyup öğrenmeye başladım. Daha sonradan takıldığım forumlardan birinde Visual Basic 6.0 derslerine rastladım. Bu vasıtayla yazılımla tanışmış oldum. Yanlış hatırlamıyorsam ilk yazılımımı geliştirdiğimde 4 veya 5. sınıftaydım. 7-8 yıl boyunca aralıksız olarak meraklandım, araştırdım. 7. ve 8. sınıfta o kadar başarılıydım ki okuduğum okulda IT olmuştum. Herhangi bir problem olduğunda beni derslerden çıkartıyorlardı. Bilgisayarları tamir ediyordum. Hem hacking, hem yazılım derken 8. sınıfın sonlarında gazetecinin abartısı üzerine hakkımda yanlış yazılmış bir haber yayınlandı. Aslında Zynga firmasını hacklemişken , Zynga’nın uygulamalarına Facebook üzerinden erişim sağlandığı için Facebook , Google vb gibi yerleri hacklemiş gibi gösterildim. 8. sınıfı bitirdiğimde berbat bir liseye geçiş sınavı puanı yaptım. Fakat şu anda okuduğum okulu hacklemem üzerine yetenek bursu ile okula giriş yaptım.

Lise yıllarım

Lise yıllarım aslında benim için biraz gerileme dönemi oldu. Normalde derslerimden daha çok ilgilendiğim alanlara yönelen birisiyim. Fakat lisede ailemden ayrıldığım için ve beni böyle bir yerde okumaya layık gördükleri için borçlu hissediyordum. Bundan dolayı derslerime yöneldim. Fakat bir süre sonra temelimin iyi olmadığını fark ettim. Eskiden yaptığım şeyleri özlüyordum. Okulumuzun FLL takımına katıldım. Burada legolardan robot

yapıyorduk. Fakat eskisi kadar aldığım zevki almıyordum. Bir süre sonra İstanbul’da olduğumun farkına vardım. Her şeye ulaşabilecek imkanım vardı. Okul dışında İstanbul içerisinde düzenlenen etkinliklere katılmaya başladım. İlk Arduino kitimi aldım ve lego dışında gerçek fakat basit elektroniği öğrendim. Bir yandan devam eden FLL yarışmasında jürileri etkilemeyi başararak ilk staj teklifimi kaptım. Bu benim için büyük bir başarıydı. Düşünsenize yüzlerce öğrencinin katıldığı bir etkinlikte jürileri etkileyerek tek staj teklifini ben almıştım.Henüz 14 yaşımdaydım. Daha sonradan arkadaşlarım ile bir takım oluşturarak Sumo robotu yarışmalarına katıldık. Bu yarışma için yine bana staj teklifinde bulunan Artistanbul sponsorumuz olmuştu. Staj boyunca Turkcell Geleceği Yazanlar’da eğitim içerikleri yazdım, Linux’a (Artistanbul ,Pardus işletim sisteminin ilk topluluk yöneticiliğini yapan kuruluş.) yöneldim , ismini veremeyeceğim belirli bir konsolosluğun güvenlik açığını bularak Artistanbul içerisinde yazılım kısmına dahil oldum. Fakat işim yazılımdan çok yazılan yazılımlarda güvenlik açığı analiz etme üzerineydi. İlk yaz tatilimde ilk hackathon etkinliğime katıldım. Burada 2 gün içerisinde nesnelerin interneti üzerine bir yazıcı geliştirdim. Tabi o zamanlar nesnelerin interneti ne bilmiyordum. Açıkçası söylemek gerekirse bu fikiri ilk 6. sınıfta teknoloji ve tasarım dersinde yapmıştım. Konuya uygun olunca etkinlikte baştan yazdım. Katıldığım ilk hackathonda 1. olmanın verdiği hevesle bütün hackathonlara katılmaya başladım. Birçok kere ödül aldım. Hackathonlar benim için yaratıcılığımı geliştiren etkinlikler oldu. 2 gün içerisinde bizlere konu verip bu konuyla ilgili fikir bulup üstüne proje yapmamız bekleniyordu. Bu benim hem acil bir durumda problemlerle nasıl yüzleşebileceğimi hem de yeteneklerimi nasıl verimli şekilde kullanabileceğim konusunda tecrübelenmemi sağlıyordu. Okulum benim yeteneklerimi bir yerden körleştiriyorken ben başka bir yerden farklı yetenekler kazanmaya devam ediyordum. 9. sınıfta 4 arkadaşım ile beraber bir FRC takımı kurduk ilk katıldığımız yarışmada bir hüsran yaşayarak diskalifiye edildik. Daha sonradan yurt dışındaki yarışmalarda birçok ödül kazandık. O kadar başarılıydık ki 2 yıl içerisinde tam 7 ödül kazandık. Nasa tarafından sponsorlandık. 10. sınıfta biyoteknoloji alanına merak sardım. Neuromotion adında felçli hastaların felçli bölgelerindeki nöronların , normal nöronları taklit edebilmesini sağlayan bir cihaz geliştirdim. Bu proje ile Tübitak’a başvurdum. Fakat projem kabul edilmedi. Uluslararası bir yarışmada 2. ve birçok yarışmada ödül aldım. Ben hayallerimin peşinden giden bir insandım. NTV’de yayınlanan Türk İşi adlı programı çok beğeniyordum. Bir gün bir etkinliği olduğunu öğrendim. Oraya başvurdum ve binlerce kişi arasından seçilen 15 kişi arasında yer aldım. Etkinlik bittikten sonra Türk İşi ekibi ile bağlantımı kesmedim ve Türk İşi ekibine dahil olarak 3 ay boyunca çalıştım. 11. sınıfa geldiğimde yapay zeka , güneş enerjisi üzerine birçok proje yaptım. Biyoteknoloji projelerinide unutmadım tabi. Meme kanserini ve kitle teşhisini ışık ile 1 tlden daha ucuza teşhis eden bir derin öğrenme yazılımı geliştirdim. Tübitak’a başvurdum ve yine kabul edilmedim. Artık Tübitak benim için çok basit bir etkinlik haline gelmişti. Daha sonradan ilgili sinirleri uyararak yaraların daha hızlı kapanmasını sağlayan bir cihaz geliştirdim. Derin öğrenme ile ilgili birçok proje yaptım. Sayısız Tübitak projesinin yapımına yardımcı oldum(1. olan projelerde var.). Sayısız etkinlikte yer aldım. Yaklaşık 15 küsur hackathona katıldım ve 10 veya daha fazlasından ödül aldım.